Altı yıl önce bir seyahat dergisinde gördüğüm Ayutthaya beni tek kelime ile büyülemişti. Yıllar sonra bu yaşlı şehir ile karşılaşmak beni çok mutlu etti. 600 yaşından fazla olan bu şehrin tarihi dokusu içeresinde dolaştıkça kayboldum. Bu şehrin çevresinde tam üç nehir var. Bu nehirler: Chao Phraya, Lopburi ve Pa Sak. Zaten çevresinde nehirler olan şehirler beni oldum olası beni büyülemiştir.

Şehir Bangkok’un kalabalığından çok uzak ve sakin. Sokaklar ise el yapımı hediyelik eşyalar ile dolu. Taş oymacılığı oldukça yaygın olan bu şehirde aynı zamanda el yapımı bir çok müzik aletini de bulabilirsiniz. Ayutthaya Tayland turizmi için oldukça önemli bir şehir. Ülkede ziyaret edilen yerler arasında üçüncü sırada yer alıyor.

1351 yılında Ayutthaya Eyaletinin başkenti olan bu şehir Kral U-tanga tarafından kurulmuş.. Bu şehir aynı zamanda 400 yıl boyunca Tayland ‘ın başkenti olarak tarihte yerini almış. 1767 yılında Burma Ordusu tarafından işgal edilip harabeye dönen bu şehrin restore edilen bölümleri hala ayakta. Ayrıca bu bölgede bulunan 20 metre yükseklikte 300 kg altından yapılmış bir Budha heykelinin de eritilip Burma’ya taşınmış.Ve yıllar sonra keşfedilmiş bu şehir 1991 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine dahil edilmiş. Bence dünyanın yedi harikasından biri.

Şehir Bangkok’a 80 km uzaklıkta. Buraya ulaşmak için şehir merkezinden günübirlik turları kullanmanızı tavsiye ederim. Çok büyük bir alan ve yapılar dağılmış durumda. Sıcakta yürümek ya da bisiklet pek akıllıca değil. Tekne gezintisi de içeresinde olan tur paketlerini alırsanız sizin için avantaj olur. Şehrin çevresindeki nehirlerdeki yaşamları mutlaka görmelisiniz.

Phra Mongkhon Bophit Tapınağı’nda yer alan 9.55 metre genişliğinde ve 12.45 metre yüksekliğindeki bronz Buda heykeli Tayland’daki büyük Buda heykellerinden biri. 1448-1602 arasında erken Ayutthaya dönemde inşa edilmiş olduğu düşünülüyor. Daha önce şehrin doğusunda bulunan bu tapınak sonraları Song Tham tarafından şimdiki konumu olan batı tarafına taşınmış.

Nisan 1767’de Ayutthaya düşerken yangında büyük bir bölümü zarar görmüş. Burma işgalinde Buddha’nın kafası ve sağ kolu kırılmış olsa da 1920 ve 1931’de iki defa restore edilmiş. 1956 yılında Ayutthaya’ya resmi ziyarette bulunan Birmanya Başbakanı Vihara, restorasyon için bağışta bulunmuş. Buda heykeli eskisine bağlı kalınarak yeniden onarılmış. Restorasyon çalışmaları sırasında, bulunan sol omuz şu anda Chao Sam Phraya Ulusal müzesinde sergileniyor. Mongkhon Bophit Vakfı, 1992 yılında H.M. Kraliçe Sirikit.’in 60.doğum gününün anısına Buda heykelini altın varakla kaplamış.

Burada en çok görmeyi istediğim bölüm ise ağaç kökleri arasındaki Budha kafasıydı. Yıllar önceki Burma saldırısında yerle bir olan şehirde yıkıntılar ağaç kökleri tarafından adeta sahiplenilmiş. Bu sahneyi görmek güzeldi ve bana yıllar önce bu kareyi dergide gördüğüm anı hatırlattı. İnsanın bir gün gideceğim dediği yerlere ulaşması ne kadar güzel bir duygu J

Geziniz Bol Olsun

Sevgilerimle,

mm
Yazan

Bir Yorum Yazın