Ortaçağ ve Fransız mimarisinin beş yüz yıllık örneklerini barındıran bu sevimli şehrin insana iyi gelen bir havası var. Nehir kıyısında yürürken balkonları, pencereleri çiçeklerle kaplı evler sanki bir masal diyarına girmişim gibi hissettiriyor bana. İçinden nehirler geçen şehirleri severim hele ki dört tarafı nehirse daha başka severim.

Strazburg Fransanın güney doğusunda yer alan Almanya sınırında bulunan sakin ve güzel bir şehir. Alsas bölgesinin en büyük şehri ve gözbebeği. 1988 yılında Unesco Kültür Mirasına alınmış bu şehirde her yer tarihi binalar ile dolu. Gotik ve Romanesk mimarinin kullanıldığı binalar gerçekten enfes. Ren Nehri’nin bir kolu olan İll Nehri ile çevrelenmiş şehir bir ada şehri ünvanına sahip. Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosuna sahip aynı zamanda. Avrupa İnsan Hakları Mahkemeleri binası da burada yer alıyor.

Strazburg Kadetrali

Sokaklar arasında gezinirken uzaktan bir katedralin çan kulesini görüyordum. Yanına gittiğimde ise ağzım açık kaldı. Hayatımda hiç bu kadar uzun katedral görmemiştim. 1647-1874 yılları arasında dünyanın en uzun binası olarak tarihe geçen bu yapı inanılmaz güzellikte gotik mimari ile donatılmış. 11.yüzyılda başlanmış yapımına 1439’a kadar sürmüş. Katoliklerin en önemli ibadethanesi olan bu katedral 1521 yılında Protestan Mezhebi de ortaya çıkınca onlara da kucak açmış. Duvarlarında binbir çeşit minik heykellerle bir şeyler anlatılmış. Sırf bu hikayeleri çözmeye çalışmak bir gününü alır insanın.

Katedralin hemen sağ tarafında ise 1427 yılında yapılmış Strazburg’un en eski evi olan Kammerzal bulunuyor. Kerpiç ve ahşap karışımı bu bina gerçekten çok yorulmuş görünüyor. Katedral çevresi hediyelik eşya satan dükkanlarla ve cafelerle dolu. Sokak sanatçıları da ayrı bir hava katıyor ortama. Bu heybetli yapıyı görmeden gelmeyin bence.

Rohan Sarayı

Rohan Ailesine ait bu saray 1730 yılında yapılmış. Barok mimarisi ile yapılan bu saray ülkeye ziyarete gelen ünlüleri de ağırlamış. Napolyon bunlardan biri. Almanlar Fransayı işgal ettiğinde bir süre Almanlar tarafından kullanılmış. Günümüzde ise Güzel Sanatlar ve Dekoratif Sanat Müzesi olarak kullanılıyor. Güzel Sanatlara ilginiz varsa kesinlikle kaçırılmayacak bir saray.

Modern Sanatlar Müzesi

Otuz bine yakın eseri barındıran bu müze resim heykel ve grafik alanında muhteşem ürünler barındırıyor. Pablo Picasso ve Augustune Rodin’in de birkaç güzel eseri burada yer alıyor. 1870 yılında başlayan Empresyonizm akımının da etkili olduğu eserleri burada yakından görebilirsiniz.

Klaber Meydanı

Her şehrin bir meydanı olduğu gibi Strazburg da gotik mimari ile çevrili bir meydana sahip. Meydanın ortasında Jean Klaber’in heykeli var. Meydan adını da bu ünlü askerden alıyor. Meydan’ın güneyinde 30 metre yüksekliğinde Noel ağacı var. Kışın bu ağaç görkemli bir şekilde süsleniyor. Altına yoksullar için hediyeler konuluyor. Noel Alsas bölgesinde bir başka kutlanıyor. Süslenmeyen kapı pencere bırakmıyorlar gerçekten. Noel kutlamaları Alsas bölgesine  her yıl yüzlerce turist çekiyor.

Strazburg Avrupa şehirleri arasında en çok sevdiğim şehirlerden biri. Sessiz sakin bir kent. Nehir kenarına matıma uzanıp saatlerce kitap okudum. Nehri takip ederek uzun yürüyüşler yaptım. Yazılarımı yazdım. Göldeki ördekleri besledim. Gerçekten insanı besleyici ve rahatlatıcı bir havası var. Özellikle güneş batınca ayrı bir havaya bürünüyor. Gotik mimari ile yapılmış binaların suya yansımaları ise enfes. Asya’yı her zaman Avrupaya tercih etmemin sebebi sakinliği ve verdiği huzur. Avrupa’da ise böyle sevimli şehir ve köyleri bulunca kaçırmıyorum. Bir kez daha geleceğim şehirler listemde yerini alan Strazburg’u hepinize tavsiye ederim.

Geziniz Bol olsun

Sevgilerimle,

Strazburg’da dikkat edilecekler listesi:

  • Geziniz Alsas bölgesinin genelini kapsıyor ise kalış yerinizi Strazburg seçmeyin. Çünkü gezilecek minik köyler Colmar çevresinde ve otobüs ile gidiliyor. Her gün Colmar’a gidip gelmek zorunda kalırsınız. Tek yön 13 Euro. Gidiş Dönüş ise 26 Euro tutuyor. Kalış yerinizi Colmar seçip Strazburg’a ziyarete gelebilirsiniz. Mesafe Tren ile 25 dk sürüyor.
  • Strazburg sessiz sakin bir şehir. Marketler, iş yerleri ve restoranlar çok erken saatte kapanıyor. Aç kalmayın sonra.
  • Strazburg’a ulaşım için en ucuz yöntem Basel-Mulhouse’ a uçak bileti almak. Havalanından çıkışa dikkat edin bu arada. Sıraya geçtiğinizde Sağ tarafınızda kalan bölüm İsviçre’ye Sol tarafınızda kalan bölüm ise Fransa’ya açılıyor. İki çıkışı var yani. Havalanından Strazburg’a otobüsle gitmenizi tavsiye etmiyorum. Yaklaşık 5 saatinizi alıyor. Tren ise 40 dk sürüyor. Tabi tren fiyatı 24 Euro iken otobüs bileti 9 Euro. Bu seçim size kalmış. Havalanından çıkışta sizi trene götürecek otobüsler yer alıyor. 2.5 euro verip tren istasyonuna kadar gidebilirsiniz. Bu otobüslerin hemen arkasında ise Felix Bus var. Bu otobüsleri de Strazburg’a gidiş için kullanabilirsiniz.
  • Strazburg yürüyerek gezilebilecek bir şehir. Zaten Old City yani Petite France dedikleri bölge nehir ile çevrelenmiş. Bu alanda yürüyerek gayet rahat gezilebilir.
  • Kalacak yer olarak birçok ucuz hostel var. Önceden yer ayırtmanızda fayda var tabiî ki. Çok kişi gelecekseniz bence daire kiralayın daha ucuza geliyor. Marketten alışveriş yapıp yemeklerinizi de evde yemiş olursunuz.
  • Yeme içme konuları da oldukça pahalı. Örneğin bir hamburger 5 Euro civarında. O yüzden mutfağı olan hostelleri tercih edin bence.


mm
Yazan

Bir Yorum Yazın