Ömrümde hiç böyle labirentlerden oluşan bir şehir görmemiştim. Sanırım bu şehirde yaşasaydım evin yolunu bir yılda zor öğrenirdim. İki insanın bile yan yana yürüyemeyeceği sokaklar var burada. Hal böyle olunca araba da giremiyor. Taşıma binek hayvanları ile sağlanıyor. Yani dar sokaklarda yürürken birden karşınızda bir eşek ile göz göze gelmeniz an meselesi.

Fes ; Eski Şehir (Fes El Badi) ve Yeni Şehir (Fes El Djedid ) diye ikiye ayrılıyor. Eski Şehrin hepsi surlar içerisinde yer alıyor. İdrisi hanedanlığı zamanında 789 yılında kurulmuş olan Fes 1200 yıllık tarihini hala koruyor. Unesco Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan bu labirent şehir 90 kilometre karelik bir alan üzerinde 12 bin civarı dükkanı ve iç içe yüzlerce evi içersinde  barındırıyor.

Fes’in ünlü çarşısı Fes El Bali içinde kaybolmadan çıkabileceğiniz türden değil. Şehrin ilk kurulduğu zamanlar çarşıya girmek için ünlü Bab Baujloud  yani Mavi kapı kullanılırmış. Çarşının dar sokakları dericiler, kumaşçılar, aktarcılar, halıcılar, ayakkabıcılar, tatlıcılar ile dolu. Bazı sakatatçıların önünde başı kesilmiş büyükbaş hayvanları da görebilirsiniz ayrıca tavukları canlı satın alan müşteriler için kesimlerde bu  tezgahlarda yapılıyor diğer taraftan da  salyangoz satıcılar burada çok yaygın. Canlı canlı salyangozları bir suyun içine katıp kaynatıyorlar. Yanımda şapur şupur salyangoz yiyen adama da pis pis bakmadan geçemiyorum J

Eski şehrin içi Riadlarla dolu. Riad eski tarihi ev demek. Bu eski evler  sahipleri tarafından hotel haline getirilmiş. Fes’te Dar El Ouedghiri adındaki bir riadta kaldım. İnanılmaz güzel bir evdi.. Hatta Fes’i gezmeyip gün boyu bu riadta zaman geçirmeyi bile düşündüm 🙂

Fes’in ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında Chouara Tabakahaneleri geliyor. Buralarda derinin işleme aşamalarını görebiliyorsunuz. Yüksekçe bir teras bulmak için tabakhanenin çevresinde bulunan dükkanları kullanıyorsunuz. Yukarı çıkarken ellerinize nane tutuşturuyorlar. Yukarıda duyacağınız kötü kokuyu bir miktar hafifletmek için oldukça işe yarıyor bu naneler. Direkt burun deliklerinize yerleştirin J Terasta çok güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Özellikle de boyama havuzlarının yukarıdan görüntüsü muhteşem. Tabi teraslarını kullandığınız deri atölyeleri sizden inişte alışveriş yapmanızı istiyor. Fiyatlar aslında çok uygun. Deriye düşkünseniz alışverişinizi buradan yapabilirsiniz.

Fes’in gezilmesi gerekenler listesine Al Karaouine Üniversitesini de almalısınız. Burası Dünyada kurulan ilk üniversite. 859 yılında Fatma El Fihri tarafından yapılmış şimdi ise cami olarak kullanılıyor.

Fes’in tarihi sokaklarında şuursuzca ayaklarım ağrıyana kadar dolaştım. Tarihin labirentlerinde yürüyor gibi hissettim kendimi. Bazen de İbni  Batuta veya İbni Haldun’un çıkmasını bekledim karşıma 🙂  Tabiî ki ikisi de çıkmadı 🙂 Fes buram buram tarih kokuyor bu bembeyaz şehri yukarıdan görmek isterseniz de şehrin hemen yanında bulunan El Mahni tepesine çıkabilirsiniz. Burada güneşin batışı muhteşem. Bir şehri yüksekçe bir tepeden elinde kahve ile izlemek dünyanın en güzel mutluluklarından biri benim için.

Sevgilerimle

Sorularınız için mail atabilirsiniz .. [email protected]

Geziniz bol olsun

mm
Yazan

Bir Yorum Yazın